Sabah’ın ilk saatlerinde T.C. İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı duyuruya göre 3 büyükşehire kayyum ataması yapılmıştır. Van, Diyarbakır, Mardin Büyükşehir Belediyelerine şehirlerin valileri kayyum olarak atanmış olup halef-selef yöntemiyle makamlara Ak Parti Genel Başkanı’nın fotoğrafı asılmıştır. Bu durum ülke gündemine bomba gibi girip demokrasiyi derinden sarsmıştır.

İçişleri Bakanlığı’nın yayınladığı duyuruda 3 Büyükşehir’in Başkanlarına dair terör suçlamaları varmış.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 127. Maddesine göre “Mahalli idarelerin seçilmiş organlarının, organlık sıfatını kazanmalarına ilişkin itirazların çözümü ve kaybetmeleri, konusundaki denetim yargı yolu ile olur. Ancak, görevleri ile ilgili bir suç sebebi ile hakkında soruşturma veya kovuşturma açılan mahalli idare organları veya bu organların üyelerini, İçişleri Bakanı, geçiçi bir tedbir olarak, kesin hükme kadar uzaklaştırabilir.” Hukuk’un üstünlüğüne göre bu durum yasal çerçevelere uygundur.

Fakat demokrasinin ve halkın iradesine saygısızlık yapılmıştır.

Seçilmiş bir belediye başkanını seçilmemiş bir bakan görevinden alıp seçilmemiş bir valiyi göreve atıyor. Bu demokrasiye ve Türkiye Cumhuriyeti Devletine çok büyük saygısızlıktır.

Ortada terör eylemi olduğu yönünde atıflar mevcuttur ancak kesin sonuca varılmamış olunmaktadır. Süreç halen devam etmektedir ve neden diğer şehirlerde kovuşturma veyahut soruşturması olan belediye başkanlarını görevlerinden almıyorsunuz?

Diyelim ki terör eylemi var neden Doğu’nun 3 Büyükşehir’i ve neden partili Cumhurbaşkanı’nın, Bakanı atama yapıyor ne kadar mantıklı sizce?

Bilindiği üzere Van, Mardin, Diyarbakır’daki para kaynakları Doğu’daki en büyük para kaynakları diyebiliriz. Ve bu durumda ortada particilik, terörizm gibi suçlamalar sadece kamuoyuna olan gösteriştir. Büyük insanları rant yapmasını kolaylaştırmak için yeni para akışları gerekiyordu.

Bu olay ülke ekonomisine de uzun vade de çok büyük zarar vermektedir demokrasinin hiçe sayıldığı ülkelere yabancı yatırımcılar güven duymuyor ve nakit akışını çekmeye başlıyorlardır.

Sizler birbirinizle HDP, PKK, CHP, AKP diyerek kavga ederken bazı insanlar istediklerine çoktan ulaşmış ve hem sizleri birbirine düşürmüş hem de istediğini elde etmiştir.

Burada mesele ne terör ne particilik sizler bunu anlamıyorsunuz mesele devletin ekonomik gücünü bitirmektir son demlerimizi yaşıyoruz.

Sözlerimi bitirirken şunu da bahsetmek istiyorum; burada kesinlikle particilik veya terör sempatizanlığı yapmıyorum ve yapmanızı da desteklemiyorum!

Son sözü Mustafa Kemal Atatürk şöyle söylüyor:

“Siyasi kuvvetin meşru olabilmesi için devletin soyut egemenliği fiilen kime verilmelidir? İşte bu sorulara cevap veren demokrasi yönetimidir. (1929)”

YiğitHAN
Bu alana reklam verebilirsiniz!